Çocukların masaya oturmayı reddetmesi, yemekleri tabaktan fırlatması, saatlerce aynı lokmayı ağzında bekletmesi veya sadece belirli 2-3 çeşit besinle beslenmesi pek çok ebeveyn için günün en stresli anıdır. Çoğu zaman aileler bunu "şımarıklık" veya "inatlaşma" olarak algılar ve yemek saatleri bir güç savaşına dönüşür. Ancak seçici yeme davranışının altında çok daha karmaşık nörolojik ve duyusal nedenler yatıyor olabilir.
Yemek yemek, aslında insan vücudunun gerçekleştirdiği en karmaşık duyusal süreçlerden biridir. Aynı anda görme (yemeğin rengi), koklama, dokunma (kıvamı) ve tatma duyuları aktif olarak çalışır. Seçici yemenin temelinde şu faktörler bulunabilir:
Çocuğa zorla yemek yedirmeye çalışmak sorunu asla çözmez, aksine besin travmalarına yol açar. "Ağlaya ağlaya da olsa yiyecek" mantığı veya tam tersi çocuğun dikkatini dağıtmak için iPad/Televizyon açarak "farkında olmadan yedirme" taktiği oldukça yanlıştır. Ekran karşısında yemek yiyen çocuk doygunluk hissini öğrenemez ve besinle kurması gereken duyusal bağı kuramaz.
Seçici yeme ve yemek reddi durumlarında multidisipliner bir yaklaşım şarttır. Nova Akademi Ankara'da, ergoterapistlerimiz, psikologlarımız ve konuşma terapistlerimiz koordineli çalışır. Öncelikle çocuğun oral motor (çene ve dil) becerileri ve duyusal hassasiyetleri değerlendirilir. Ergoterapi seanslarında çocuğun besinlere dokunması, koklaması (besinle oyun oynama terapileri) sağlanarak gıdalara karşı olan duyusal savunması kırılır. Yemek saatlerini bir savaş alanından çıkarıp, huzurlu aile sofralarına dönüştürmek uzman desteğiyle mümkündür.
Nova Akademi Ankara Özel Eğitim ailesi olarak, makalede geçen konular ve çocuğunuzun gelişim süreçleriyle ilgili uzman kadromuzla yanınızdayız.